Parasız Kalınca Yemeniz Gerekenler
Kimse bu konu hakkında yazamaz, benim dışımda, hihi. Eğer paranız yoksa ve yemeniz gerekiyorsa yapmanız gerekenler;
Kafanızdaki tüm klişe yemek tariflerini unutun,
Kafanızdaki tüm dünya mutfaklarını unutun,
Etrafınızdaki tüm “ay bu zeytinyağının markası, bilmemne salatasına uygun, bilmemne yemeğine değil, insanlar nasıl yer anlamam” diyen insanları silin,
Aklnıza besin zincirini getirin,
Protein, vitamin, onca yediğiniz şey içinde gerçekten yararlı olanları düşünün,
Doyuruculuğun zevkini çıkarın,
Farklı geçecek bir kaç günün tadına varın.
Eğer böyle bir şey başınıza geliyorsa muhtemelen;
Beklediğiniz para gelmemiştir (gelir),
Maaşınız yanlış bir hesaba yatmıştır ( gurur yapıp patrona soramazsınız, gurur yapıp ailenize soramazsınız),
Para biriktirme yolunda son numarınızı oynuyorsunuz.
Eğer yemek istiyorsanız ve ucuz olsun istiyorsanız, yalnız olduğunuzu sanıyorsanız, hepsi yukardakiler gibi sanıyorsanız yanılırsınız;
Almanya gibi ülkelerde, Anadolu köylerinde yirmi yıl önce sizce insanlar ne yiyordu; PATATES, soğan.
Karadeniz’de yirmi yıl önce ne yeniyordu; Yeşil Lahana, Fındık, Balık, İncir ve bir sürü güzel şey.
Ege’de ve Akdeniz kıyılarında yirmi yıl önce neler yeniyordu; Zeytin,üzüm, balık, muz, çilek, bal ve güzel bir sürü şey.
Yediklerimiz mevcut duruma göre değişen bir şeydir. Kişisel bir şey olmayıp, tüm kıtayı, dünyayı ilgilendiren bir durumdur. İklim ve coğrafi konum yadsınamaz. Yirmi yıl öncekinden farklı olarak daha homojen olan yemek haritasını ulaşım ve modern tarım etkilemiştir.
Kısaca paranız yoksa ve besin değeri yüksek bir şey istiyorsanız size uygun bir tarif;
Tarif 1:
Güzel yuvarlaklar halinde bol soğan (genelde ucuzdur) doğrayın, az yağlı yemek için, yarım bardak suyla suyu çekinceye kadar kavurun, suyu bitince yağ ekleyin ve biraz daha kavurun. Üstüne yoğurt ekleyin afiyetle yiyin. Tadı gerçekten harika!
Tarif 2:
Bol patates (genelde ucuzdur) cips gibi doğrayın, tavaya atın az yağlı yemek için, yarım bardak suyla suyu çekinceye kadar kavurun, suyu bitince yağ ekleyin ve biraz daha kavurun.
Tarif 3:
Bol patates ve bol soğan alın doğrayın tencereye atın, bol su ve salçayla haşlayın. Yaptığınız yemek Anadolu’da Gömpür olarak geçen yemek:)
Afiyet Olsun!
yemek yazıları | 4 Yorum »Stroopwafle (Şurupla ezilmiş hamur)
![]()
Hollanda ile birlikte anılan şeylerin yanında bir de stroopwafle var. Tadı, ballı bir tost gibi. çok şekerli ve inanılmaz kalori dolu bir tatlı. Genelde onluk paketlerde satılıyor, fiyatı yanılmıyorsam 3 euro civarında. Zahmeti az, kalorisi bol bu tatlıyı ben o kadar çok seviyordum ki, çok nadir alıyordum. Paketten günde aldığım bir taneyle yetinmek varken, en az üç ortalama beş tane yiyordum.
çok fazla geleneksel yemeklere sahip olmayan Hollandanın, bu yemeği de bir yerden aldığını sanıyordum ama yanılmışım. O harika peynirlerle ünlü yer; Gouda’da icat edilmiş. Tatlının öyküsü, Pizzanın, Aşurenin hikayesi ile aynı. Geride kalan şeyleri değerlendirmek adına yaratılmış bir tarif.
Stroopwafle Hollanda’da nerden alınır? Her markette eminim vardır yoksa orası bir türk, Fas, çin marketi olabilir. Pazarlarda, taze taze bulup sıcak sıcak, anında yeni yapılmış bir tane midenize indirebilirsiniz.
Bu kadar tatlı bir tatlıya sahip bir Hollandalıdan, Türk tatlılarının çok şekerli olduğuna dair bir anektod duyabilirsiniz. Bu beni şaşırtmaz, bu karşılaştırma 80 çeşit şerbetli tatlıya birden baklava deyip, işin içinden çıkan bir de tam o “ayyy stroopwafle ne güzel bir tatlı” dediğinizde bir türk olarak size denirse beni şaşırtmaz. Hollandalılara Avrupanın köylüleri diyen Fransızlar belki haklıdır. çünkü, ben köylüyüm bilmediğim şeyi yemem gibi bir tabir sanırım dünyada çok yaygın.
Bizim, sizin, onların, bilmediğim şeyi yemem, farklıysa sevmem, ben muazzamım sense bir böceksin…
yemek yazıları | Yorum Yok »krep niyetiyle yumurta yemek…
sabah sabah pazertesi kahvaltısı için annemle babama bir sürpriz yapayım dedim, çünkü abim uyuyordu. krep yapmak istedim. beyaz unu bulamadım. yumurta, süt, kuru maya, irmik unu ve mısır ununu karıştırdım. çırptım. tavayı ısıttım, kaygan yüzeyli tavaya yağ koymadan, krep yaparmış gibi karışımı döktüm. kabarcıklar çıkarak sulu bir halde krep olmamak için yaratılmış bir karışımdı karşımdaki. burnuma gelen harika koku, yapmak istediğimle ilgisi olmayan bir görüntü arasında kaldım ben.
artık mesaj kaygım kalmamıştı. kaygılarımdan arındığımı kendime inandırmaya çalışırken. annem hala uyuyormuş. babama dedim ki ” baba, garip bir şey pişirdim, gel”. hemen geldi, babaannen de bundan çok yapardı, ilk görüşte, sevinçle yemeye başladı. ben de yedim. kesinlikle geliştirilebilir bir yemekti.
çıkaralacak sonuçlar:
*yaptığınız yemeği beğenmeyen bir erkek görürseniz hemen yemeği kafasından aşşağı dökün. terk edin. kendinizi sevin.
*yapılan bir yemeğin kötü olma ihtimali yoktur, sadece düşündüğünüzden farklı olabilir.
*birine yemek yapmak istiyorsanız onu kesinlikle seviyorsunuzdur.
*yaptığınız yemeği beğenmeyen biri ancak kendiyle sorunları olan, kendine güvensiz bir ahmaktır.
