küresel ısınma…
Haberlerde orda burda bir laf gidiyor; küresel ısınma. Ben 1,5 yıl kadar önce bir burs için küresel ısınma üzerine yazarken sakin sakin, aklıma gelmemişti tüm sorunların kaynağını oymuş gibi göstermek. Türkün zekasıyla gerçekten övünmeliyiz.
Küresel ısınma, evet var bunu biliyorum hatta birilierinden daha çok biliyorum ama barajlardaki çekilen sular, istanbul’un su sorunu, uzun geçen yazlar, uzun geçen kışlar, seller, kuraklık, soyu tükenen hayvanlar… bunların tüm sorumlusu küresel ısınma değil. Küremizde bir ısınma söz konusu olmasaydı ve; biz özenle her yeri betonla doldurmaya, topraktan süzülen suların barajlara, göllere, tarlalara gitmesini engelesseydik, ağaçları güzelce kesip yerlerine yenisini koymasaydık, erozyon denen tehlikenin anlamını anlamasaydık, sulak alanları güzelce betonla doldursaydık, kıyılardaki ve tüm doğadaki ekolojik dengeyi hiçe saysaydık v.b. küresel ısınmaya hiç gerek kalmazdı. Yeterince büyük sorunlar zaten karşımızda olurdu…
Ama her şeyin suçlusu küresel ısınma, Küresel ısınmayı halı yıkamaktan vazgeçerek çözebilir miyiz? belediye başkanlarının getirdiği “halı yıkamayın” lafları çözüm değil… Kalıcı çözümler istiyoruz amaç ekolojik dengeyi yerine koymaksa, doğayla dost olmak gerek, o kadar çok yolu var ki bunun… Yok küresel ısınmayı çözeceksek, küresel kampanyalar yapalım, imzaladığımız uluslararası sözleşmeleri bir zahmet okuyalım, hatta mümkünse onlara uyalım…
Yağmur yağınca sel olmayan kentler istiyoruz, yağmur yağmayınca yağmur yağdığında topraktan, altyapıdan barajlara gitmiş arıtılmış sudan faydalanmak istiyoruz, her yer beton olmadan yaşamak istiyoruz, küresel ısınma diye bir ninniyle sallanmak istemiyoruz… offf…
aklıma gelmişken |