anneler günü, feminizm, tasarım…
Feminizm kelimesi tüğlerinizde nasıl bir etki yapar? Bir kadın olarak benimkileri kalkmamak için son anda durduruyor. Aklımıza kazıdıkları anlamı “kadınlar eşittir ama erkekler böcektir”. Aklımıza kazımak istedikleri bundan tamamıyla farklı (en azından çıkış noktası).
Feminizmin çıkış noktası, insan haklarıdır, cinsiyet eşitliğidir. Gönlüm isterdi ki kadınların üstünlüğünü savunsun hihi. içinde yaşadığımız dünya ne yazık ki Erkek dünyası. Testosteron yüklü bu ortamda, bu kadar eşit olabiliyoruz. Evet, ülkemizde bir kadın başbakan oldu, nasıl bir kadın? Erkek gibi davranan, bir kadın. Feministler, Hümanistler, tüm o iyi kalpli istler biz kadınların geceleri sokağa çıkabilmesi için savaşmakta.
Feminizm sanırım öyle boş oturan bir ist değil. 1-2 ay önce “sosyal sorumluluklu tasarım” (socially responsible design daha iyi çeviremedim) hakkında okurken gördüm ki: Feministler, tasarıma da haklı olarak el atmış ve haklı eleştirilerde bulunmuş. Onlara göre dünyada Endüstriyel Tasarımdan daha acımasız ve zararlı meslekler de var, mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım … Çünkü onlara göre bu meslekler Beyaz (Beyaz, beyaz Türkler lafı buraya uyar mı?) ve orta-Üst tabaka erkekler için tasarım yapar. Bu konuda onlara hak vermemek çok ama çok zor. Alışveriş Merkezlerine bizi sokuşturdukları şu günlerde, parasız neler yapabilirsiniz? Sosyal toplanma mekanı, alışveriş merkezi olursa içeri kimler girebilir?
Kent merkezini çoğaltmak ve birililerinin daha büyük bahçesi olsun, daha çok park yeri olsun diye, şehir dışına gidenler parmak kaldırsın. Çalıştığın yer, şehir dışı, karın evde klimayı yakıp bekliyor. “The Truman Show”da olduğu gibi. Erkek çalışmaya gidiyor, kadın evde. Kadın çalışıyorsa, “evde kaldığı” için çalışıyor ve en fazla sekreter oluyor. O filmde geçen şehir tasarlanmış ve xx Katolik kriterleriyle. Bu kriterlerde tabii ki tanrı erkektir. Bir tasarımcı, özel seçilmiş erkekler için değil de kim için tasarım yapsın. Toplumu elemek, kadınları biraz ayırmak, parası olmayanları onlardan 35 km uzağa koymak…
Bu gün anneler günü ama bunu da kesin bir erkek icat etmiştir. Bize okulda anlattıkları öyküyü de inanmıyorum artık. Ekonomi de erkek, o kazansın!
Benden daha aptal adamlar, benden eğitimi kötü adamlar, benim tırnağım olamayacak adamlar, sırf erkek olduğu için; benden fazla para kazanıyorsa, benden daha gösterişli bir unvanı varsa, bunu neye yorumlamalıyım? İş dünyası, erkek dünyası! Bunu kadınlara söylediğimde bile kabul etmiyorlar. Sizin işinizde şantiye var, ustalar var, bizimkinde öyle değil diyorlar… Bunların hepsi fasa fiso… Bir erkek her zaman daha güvenilirdir, bir adam her zaman daha iyi bir iş bağlayıcıdır… Mimarlık sektöründe cinsel ayrımcılık var, her sektörde olduğu gibi… Denemesi bedava, eşit özelliklerde iki çalışan düşünün, yalnız biri terfi edecek; seçilecek olan kesinlikle erkektir, ikisi de kadınsa, daha erkek gibi davranan seçilir. Çünkü bu erkek dünyası!
Yanılıyorsun diyen varsa, iletişim mezunu kafası neredeyse tanıdığım herkesten iyi çalışan zamanında gazetecilik yapmış şu an sekreter olan cinsiyeti kadın olan, erkek gibi davranmayan, CEO olabilecek bir kadın tanıyorum. Yanılıyorsam, bu kadın beş yıldır çalıştığı şirkette en az işletme müdürü gibi bir şey olmalıydı. Çok üzgünüm ki, anneler günü diye uydurulan gün, bizi uyutmak için yaratılmış, bir avuntu sadece. Anneniz eşit değil. Annem eşit değil. Ben de eşit değilim, sen de! Erkekler de eşit değil çünkü onlar da üstün(!)
Kaygılarımdan arındığımı kendime inandırsam da bu yazı aaaaaaaaaaaaaaaa! Anneler gününüz yine de kutlu olsun! Annenize sarılın Sonuç:Annemi, tanıdığım bir sürü kadını kutladım. Annemi babamı yemeğe götürdüm
her şey paradoks mu?
