Kiç üstüne… Kitsch
Aklımda kaldığı kadar olumsuz değilmiş bu kelime… Ya da kendimi mi kandırıyorum ki?
“Özge senin kiç bir tarzın var” diyen ve yüreğimi hoplatan Çağlar sayesinde bunu öğrenmiş bulunuyorum… Kiç, iltifat olarak da kullanılabilirmiş…
Wikipedia’da okuduklarımı şöyle yorumluyorum; Alman kökenli olup, bir sanat akımının biraz kalitesinden ödün vererek kopyasını oluşturmakmış. Kiç; retro, ironik bir şeymiş aslında.
Avant-Garde ve Kiç birbirlerinin zıttıymış. Avant-Garde, yenilikçi ve deneysel bir türmüş. İçine Grafiti, Deneysel Müzik, Özgür Jazz gibi şeyleri alırmış. “Avant-Garde resim yapıyorum” ben diyen biri aslında şöyle der; Ben farklıyım, sınırları zorluyorum, değişik bir şey yapıyorum. Marcel Duchamp’ın yaptığı gibi bir pisuarı alıp galeriye koyarsanız ve bunu 1900′lerde yapmışsanız sizin arkanızdan “aaa Avant-Garde’mış” derler.
Peki “ne kiç bir tarzın var” demeleri için ne yapmanız gerekir? Romantizm, kiç olarak görünmezmiş ama onu başlatacak sebepler doğurmuş… Modern akımı savunanlar, Akademik Sanatla, Kiçi çok yakın bulurmuş. Kiç bir bakıma alt ve üst kültür arası bir şeymiş. Klişeler, teknik açıdan harika olup zevkden mahsun olan sunumlar için kullanılabilrmiş… (İltifat mı?..)
Örnek; Buzdolabınızın üstünde Bodrum yazan bir mıknatıs Kiçtir. http://en.wikipedia.org/wiki/Carmen_Miranda ve http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Hisstationand4aces-coolidge.jpg Kiçtir. Şu cüce heykelleri kiçtir…
Kiç ve benim hakkında bilgisi olan yazsın ben kiç miyim yaa?
Kiç olmayı kabul edebilirim, eğlenceli olduğu için, içinde komik şeyleri aldığı için ve “ayyy çok farklıyııım” diyerek kendini kandıran birisi olmak yerine. Ama değilim, hayır değilim….
Referanslar;
http://en.wikipedia.org/wiki/Kitsch
http://en.wikipedia.org/wiki/Avant-garde
